19 Ekim 2009 Pazartesi

Kalıpların Anarşizmi!.... (ff deki anarşist öyle olmaz diyenlere ithafendir)

Şimdi nereden başlasam bilmiyorum. Solcuların, nurcuların yada bilmemkaçlamasının kafasın da nasıl bir anarşist portresi var ise ben de çözemedim. Muhtemelen nurcu ve faşistlerinki "terörist lan bunlar" ama solcuların, demokratların ve hatta liberallerin kafasındaki "anarşist" i çözemedim. Anarşist nedir' i açalım biraz.


" Anarşizm yanlış kavramlarla kuşatılmış bir siyasal felsefedir. Bunun temel nedeni ise anarşizmin gerçekten de basit sloganlarla ve parti çizgileri ile ifade edilemeyen farklı bir düşünüş tarzına sahip olmasıdır. Gerçekten de 10 anarşistten anarşizmi tanımlamalarını istersiniz, büyük bir ihtimalle 10 farklı cevap alırsınız. Anarşizm siyasi bir felsefe olmanın ötesinde; siyasi, pragmatik ve kişisel yanları kucaklamış bir yaşam tarzıdır."

 Alıntıdır yazının devamı için tıklayınız.

Şimdi bu kadar ve kesin tanımları olmayan bir şeyi nasıl kalıplara sokuyorsunuz? Ne yani, insanlar yada ideolojiler tornadan çıkmış mı olmalıdır? Yoksa bu sizin gönlünüzde yatan mı? 


Ff de başıma gelen bazı hadiseleri aktarayım, IMF protestoların da cam çerçeve inmesine tepki gösterdim "kofti anarşist" dendi, yetmedi karşı tarafın inandığı değerlere saygı gösterdim HAKLI OLDUĞU ZAMAN yanın da yer aldım "kofti anarşist" damgası yedim liste uzar gider. Evet anarşi isyandır, ama aynı zaman da herkes için eşitlik ister. Anarşist bireyler de isyankardır ama bunu molotof kokteyli ile de yapar fikirler ile. Anarşizm sorgulamaktır "neden" diye düşünebilmektir belki, ama şu bir gerçek ki kalıpları olan kişi yada bireyler "neden" diye soramazlar kalıplarını kıramadıkları sürece de anarşistiz  yada sen nasıl anarşistsin diyemezler.  Bu kadar basit. 


Anarşizm temelde bir felsefedir bana göre eşitliği ve düşünmeyi ister. Bunun insanın "farklı" olması ile alakası yoktur. 


Tabii memleketimin canım insanları işlerine gelmediği zaman "bok at izi kalsın" tadın da yazıyorlar asıl mesele de bu mu? yada anarşist nasıl olur diye bir el kitabı falan mı var? Var da benim mi haberim yok? Şimdi aklıma şu geldi. Eğer anarşistler tornadan çıkmış gibi tek tip olsaydı acaba anarşistim diyebilecekler miydi? Yoksa Propotkin yada Bakunin' in kemiklerini mi sızlatacaklardı? Tıpkı insanlar gibi anarşistler de farklıdır, bu kadar basit. Sonuç olarak bu bir ideolojidir, fikirdir, felsefedir ve düşünce biçimidir tıpkı komünistler gibi herkes aynı fikirde olmak değildir yada aynı bu kadar basit. Sadece kafanızdaki profile uymadı diye insan yada insanları "koftilik" ile suçlarsanız siz nesiniz lan tadın da cevap alınca da bozulmayacaksınız bu kadar basit. Neyse bari tornadan çıkmış anarşizminize cevap olarak ne olmadığımı yazayım da tam olsun. Anlatmaya çalıştığım şu hiç bir ideoloji yada din kalıplara sığmaz bu kadar basit bir insan bir şeyi savunuyorsa adam/kadın eşcinsel de olur, müslüman da kimseyi de ırgalamaz. Eşcinelliğin dinden çıkma sebebi olmadığını savunan müslümanlara yada emperyalizme sövüp windows kullanana "kofti solcu" yada "kofti müslüman" diyor musunuz?



1-) Hümanist değilim evet kesinlikle değilim, dünyayı insanlar batırdı bu kadar basit. 
2-) İnsanların yontulabileceğine inanmıyorum, bu yüzden de yontmak gibi bir niyetim yok ama dünyanın kurtuluşunun insanların yokolması ile olacağını düşünüyorum. Bu bağlamda faşizme yakınım da denebilir.

3-) Etoburum kuzu çevirme de en favori yemeğim. 
4-) İnsanların neye inandığı umrumda değil, onlar benim için sadece "insandır" o kadar neye inandıkları da umrumda değil. 
5-) Sola yakın falan hiç değilim sosyalizm yada komünizmin devlet eli ile kapitalizm den başka bir şey olmadığını düşünüyorum. 
6-) Ayrımların her türlüsüne karşıyım türbanlı da insan eşcinsel de gerisi sikim de bile değil. 
7-) Klasik müzik=Akortsuz Yaygara ben safkan metal dinlerim. 
8-) Hayat basittir ben de basit düşünürüm, bazen felsefeye girerim oda canım isterse karşımdakine göre değişir. 
9-) Küfürbazım, öyle terbiyeli yazdığıma bakmayın ağzımı açarsam recep ivedik yanım da halt eder. 
10-) Greenpeace vb.... ile işim olmaz hiçbirine güvenmiyorum. 


Neyse benden bu kadar. Eğer anladı iseniz yorum yazmayın, anlamadı ama anladı iseniz yorum gene yazmayın, yok anlamadı iseniz yorum yazabilersiniz bu kadar basit.

13 Ekim 2009 Salı

Öküzlük Manifestom

1-) Romantizm, kendini sanal gerçeklik ile aldatan kadının huysuzluk sebebidir anlamam.

2-) Kadınların ne istediğini bilmem, bilmekte istemem çoğu kendi de bilmiyor. 

3-) Hanımağa istedi diye ne kılığımı ne de dinlediğim müziği ne de kendimi değiştiririm.

4-) Kadın ile erkeğe eşit davranırım ikisinin yanın dada aynı küfürleri ederim çekinmem.

5-) Önemli günleri unuturum doğumgünlerini hatırlarım ama tanışma yıldönümü yada bu ay bilmem kaçıncı ayımız sikim de bile değildir sizin hüsnü kuruntunuz. 6-) Hani sizin ıyyy kroya bak dediğiniz tiplerden tek farkım, biraz daha entel dantel olmamdır yoksa bi bok bildiğim den değil

7-) Öküzlük layığı ile yapıldığın da kroluk değildir, kroluk viski nin yanın da pastırma da istemek değildir gerçi.

8-) Bekaret falan gibi takıntılarım olmadığı için genel de numara yaptığım sanılır ve öküz denir.

9-) Toplum' un örf ve adetlerini iplemem de sallamam da o yüzden öküz denir.

10-) İnsanların ne mal olduğunu kıvırmadan suratlarına söylerim öküz denir.

11-) Dünyayı sikime takmam öküz denir.

12-) Herkesin fikrini dinlerim ama hiçbirini siklemem o yüzden öküz denir.

13-) Haklıya haklı, haksıza haksız derim öküz denir.

14-) Kendim dahil herşeyi ti ye alırım öküz denir.

Kısaca sizin sandığınız sebeplerden parantez içine öküz kont yazmadım, toplumun normlarına uymadığım için kafadan öküz ilan edildiğim için s.kimde bile olmadığınızı göstermek için yazdım sizin öküz demeniz benim öküz olacağım anlamına gelmez o sizin benden duymak istediğinizdir ve sizin bana yakıştırdığınızdır, kutu gibi hayatınızdaki, kendi beyninizde yarattığınız boktan dünyanızdaki hayallerinizi neden yıkayım ki?

26 Eylül 2009 Cumartesi

Warez, release dünyası, "korsan" hakkın da bir kaç kelam!....

Eveettt en son myspace ve lastfm' in kapanmasından sonra, netdaş* toplantısı için hazırladığımama bir aksilik yüzünden katılamadığım sunumun bir kısmını buraya yazı olarak dökeceğim. Öncelikle warez nedir onu açalım.

"İnternet veya cd/dvd vb.... ortamlarda yapılan film, müzik, yazılım gibi paylaşımların genel adıdır" diyerek tanımı basitleştirelim. Daha ayrıntılı bilgi için Bkz.

Warez' in nasıl yayıldığı isoların yada filmlerin nasıl dağıldığı hakkında bilgi için de pclabs da ilgili makaleye buradan ulaşabilirsiniz. Benim anlatacaklarım nette olmayanlar, bu işin bir felsefesi var mı? Releaserlar yada release grupları bu işi babalarının hayrına mı yapıyor? gibi soruların cevaplarını bulacaksınız. Neyse, başlayalım.

1-) Warez yada release gruplarının felsefeleri var mı?

Aslın da bu biraz garip bir durum baba grupların çoğu amiga zamanlarındaki scene gruplarının devamı bir yerde özellikle yaptıkları keygenlere baktığınız zaman eski amigacılar hemen kapar olayı. ( Bildiğim kadarı ile bir tek futuremark 3d mark diye bir bench programı yaparak "davayı" sattı) Aslında örnek vermek gerekir ise (zaten biliyorsunuzdur) Reloaded, razor1911 vb... dir. Aslında bu işin ilk dönemlerin de bir felsefesi vardı yasalardaki boşluklardan yararlanarak "bilgiye eşit erişim" denilerek aklanıyordu. Zaman geçtikçe ve yasalar sertleştikçe savaşta kızışmaya başladı. Yapanların bir kısmı bunu ego tatmini için yapıyor (razor1911 örneğin) bazıları da hala inandığı şeyler için yapıyor, bazıları da para için yapıyor. Gerçi piratebay a kapatma davası açıldığında büyük grupların çoğu kapanırsa kapansın bana ne moduna girerken, reloaded' ın nfo larına (indirilen yada paylaşılan dosya ile ilgili bilgi içeren dosya) viva la resistance piratebay yazması kendi içlerin de bile anlaşamadıklarını gösterir ki zate rekabet halindedirler. Aslında bu işin bir felsefesi yok grupların felsefesi var denebilir.

Aslında biraz komplo teorisi üretir isek, şu anda interneti en etkin kullanan sektör porno sektörüdür, ve bunu o sektörün de web dünyasının "karanlık yüzü" olması sebebi ile bir yerde warez dünyası sağlamıştır, zaten bu iki oluşum da her daim birbirini destekler siz hiç normal reklam alan warez sitesi gördünüz mü? (astalavista, crackspider vb.... ). Peki amaç ne işte burada bir soru işareti beliriyor, bilinenin aksine warez grupları para kazanıyor bir topsite ın maliyetleri yıllık milyon usd leri bulabilirken "bağışlar" ile bunun sağlanabileceğini mi düşünüyorsunuz? En azından bana anlatmayın, neye inandığınızı bilmiyorum ben inanmıyorum.

Şimdi gelelim warez yada release grupları bu işin babalarının hayrına mı yapıyor kısmına. Ben açıkçası sanmıyorum. Metallica' nın Deathmagnetic albümünü düşünün (aklımdaki en yakın örnek o) Fransa' da bir müzik marketin erken satışa sunduğu "iddia" edilmişti albümün çıkmasına 2 hafta vardı. Şimdi bu medyaya düştüğün de kaç milyon usd lik bir reklam parsası oluştu sizce? İsteseler bu albümü 100 milyon usd ler ile böyle tanıtamazlardı tabii bu arada da İngiltere ve Fransa da telif yasalarının sertleştirilmesine internette kişisel özgürlükleri kısıtlayacak kararlar çıkıyordu. Şimdi bu release "bilgiye eşit oranda ulaşım" ilkesini delip geçti mi geçmedi mi? Peki 100 milyonlarca usd lik reklam yapan bir grup yada plak firması sizce bu işi bedavaya yapar mı? Sanmıyorum. Bazı gruplar ile danışıklı dövüşün olduğunu düşünüyorum ben. Ve evet ikinci örneğimiz de metallica dan Napster' ı hatırlayın Metallica' nın açtığı dava Riaa (bizdeki uzantısı müyap) elini güçlendirmedi mi? İnsanlar para cezasına çarptırılmadı mı? Ve telif ile ilgili kişisel gizlilik ilkeleri delinmeye başlamadı mı? En son örneği nereden versem dedim aklıma half life 2 geldi. Bildiğiniz üzere oyun yapım aşamasında iken, oyunun kodları çalınıp derlenip release edilmişti. Peki halflife 2 nasıl oldu da mükemmel bir başarı yakaladı?

Aslında burada mesele şu yayıncılar yada telif sahipleri düzenin (burada argo anlamında da kullanabilirsiniz) değişmesini istemiyorlar. Gerek müzik, gerek yazılım gerek ise film endüstrisi başta geliyor. Sebebini soracak olursanız, sonuç olarak yeni dağıtım kanallarını kullanmamak, sanatçıların kendi kendilerine yayın yapmalarını engellemek istiyorlar çünkü eğer telifler olmasa plak şirketleri para kazanamayacak ama Radiohead gibi albümünü internette bedava yayınlayıp dileyen bağış yapabilir gibi örnekler tuttukça daha sertleşiyorlar dahası gene korsanı kullanıp lobi yaparak insanların kişisel haklarını ellerinden alıp ve gene korsanı kullanarak hayatta yapamayacakları reklamları bedavaya yapıp üste lobi için zemin hazırlıyorlar. Aslında Mü-yap denen zerzevat kurumun lastfm ve myspace' i KAPATTIRMASI da bağımsız sanatçıların plak şirketlerine mecbur kalmalarını sağlayan bir hamle idi dahası "nasıl yolarız" ı düşünmenin başka versiyonu idi. Aslında Riaa ve Müyap gibi kurumları çok okumuş cahillerin yönettiğini düşünüyorum. Dünya son 20 yılda çok değişti, ve buna ayak uyduramayıp fii tarihinden kalma yöntemler ile eskiye dönmeye çalıştıklarını düşünüyorum ama atladıkları nokta şu baskı karşı çıkmayı da beraberinde getirir. Neden yok edemedikleri ve edemeyecekleri de bir önceki cümlede belli de ğil mi?

Bakın Itunes' a şu ana kadar milyonlarca şarkı satılmış, amazon.com pdf lere reklam vermenin patentini almış yani yakında reklamlara katlanarakta olsa, bedava kitap okuyabileceğiz. Peki bu durum da suçlu kim? Warez mi korsanı yarattı yoksa, endüstriler mi? Önce onun cevabını versek?

*netdaş: http://friendfeed.com/netdas

28 Ağustos 2009 Cuma

Türkiye Korsan Partisi Hareketi ilk adımı attı

Pclabs' dan Emirhan DÖNGEL' in kaleme aldığı korsan parti nin ilk adımı attığına dair haber!.... Metin birebir alıntıdır. Kaynak


Türkiye Korsan Partisi hareketi daha önce İsveç'te kurulan ve kısa sürede İsveç'in en büyük siyasi parti olmayı başaran Pirate Party'den hareketle Türkiye'de de başlanan bir hareket. Adından da anlaşılacağı gibi demişler ama aslında hareketin amacı adının ima ettiğinden çok daha hassas bir noktaya temas ediyor.

Yeni forumlarımızda açılan bu konuyu ana sayfaya aktararak haber verecektik ama üstünde biraz daha yorum yapmak gerektiğini düşündük. Wikipedia'ya göre Pirate Party, yani bu tip partilerin İsveç'teki öncüsü 2006 yılında katıldığı ilk seçimlerden İsveç'te %0.63 oy almış. 2009 Avrupa Parlementosu seçimlerinde ise %7.13'lük bir oy oranına ulaşmış. Bu süreçte Hristiyan Demokratlardan da daha fazla üye sayısına ulaşmış. Mevcut durumda Avrupa Parlementosunda bir koltuk sahibi olabiliyorlar -Lizbon Anlaşmasıyla iki koltuk olabilir.

Şu anda Pirate Party İsveç'in üçüncü en büyük siyasi partisi. Partinin "gençlik kolu" durumundaki Genç Korsan(lar) ise İsveç'in şu anda en geniş siyasi gençlik oluşumu konumunda.

Türkiye Korsan Partisi Hareketi ise kendilerini burada tarif ediyor. Korsan Partisi hedefleri şöyle sıralanmış:

Şu an 33 ülkede faaliyet gösteren Korsan Partisi'nin odaklandığı ortak noktalar şunlardır:

* Gelişmekte olan bilgi toplumunun yasal düzenlemelerini teşvik etmek.
* Adaletsiz ve tek yönlü çalışan telif hakları yasalarını yeniden ele alarak değiştirmek.
* Özel tekellerin patentler vasıtasıyla ellerinde bulundurduğu gücü kısıtlamak. Patent haklarını halk yararına çalışacak şekilde yeniden düzenlemek. Böylece inovasyonu sürdürülebilir kılmak.
* Terör, çocuk pornosu gibi konular bahane edilerek hiçe sayılan kişilik hakları ve mahremiyeti yeniden inşa etmek. Teknik takip süreçlerini düzeltmek. Yetkileri yeniden düzenlemek.


Bir de Türkiye'ye has sorunlar sayfasına gözatmak gerekiyor. Korsan Partisi'nin (yurtdışında da geçerli olarak) temellerinde geleneksel siyasi parti anlayışımızdan çok farklı bir tanım yatıyor: Ne sağ, ne sol. Siyasi oluşumlar genellikle sağ, sol, merkez sağ, merkez sol gibi şablonlarla değerlendirilirler ve kendilerini de bu şekilde tanımlarlar. Korsan Partisi Hareketi (ve sonunda kurulabilecek Türkiye Korsan Partisi) ise sağ ya da sol siyasi fikirlerle ilişkili değil. Türkiye'ye has sorunlar sayfasından birincil önceliğe sahip konuların listesini alıntılayalım:

  • İletişim ve mahremiyet özgürlüklerinin güvence altına alınmaması.
  • Sitelere erişimin engellenmesine yönelik düzenlemelerdeki muğlak tanımların netleştirilmesi.
  • İnternete sansür uygulayan kurumların yetki alanlarının sınırlandırılması.
  • Telif haklarını temsil eden kuruluşların hukuki takiplerindeki çarpıklıkların giderilmesi.
  • Teknik takip, telefon dinleme, internet iletişimini denetleme konularının kimleri kapsayarak, ne amaçla, hangi metodla, hangi yetkiyle ve hangi ölçekte sürdürüldüğünün araştırılması.
  • İnternete yönelik kanun ve yönetmeliklere alternatif bir çalışma yürütmek ve öneri götürmek.
  • Kişisel Mahremiyet Kanunu (Kişisel Verileri Koruma Kanunu?) için girişimlerde bulunmak.
  • Bilginin bir kamu malı olduğu bilinciyle, özgür dolaşımını savunmak

Türkiye'de Korsan Partisi'nin hedeflediği konular aslında İnternet Toplumu'nda uzun zamandır tartışılan İnternet düzenlemelerini içeriyor. Ülkemizin İnternetle ilgili düzenlemelerinin yetersiz olduğunu epeydir tartışıyoruz. Bu düzenlemelerin muhtemelen konuyla ilgili teknik yeterliliğe sahip olmayan takımlar tarafından hazırlanmasından ve belki de yetişmiş eleman eksikliğinden dolayı Türkiye'de özellikle İnternet erişim kısıtlamaları açısından derin aksaklıklar yaşanabiliyor. Korsan Partisi özünde telif yasalarıyla uğraşıyor olsa da Türkiye Korsan Partisi Hareketi ülkemizdeki bu aksaklıklara da eğilmeyi vaadediyor.
Ülkemizde böyle bir siyasi yapılanmanın ne derece mümkün olduğunu ise zaman gösterecek.




21 Ağustos 2009 Cuma

Diyanetin Metalci Açılımı!.....




18 Temmuz da Uni-rock festivalinde kreator konseri öncesi tutuklanan 5 genç arkadaştan sonra medya da ve sağda solda "metalci" leri sahiplenme açılımı başlayı verdi. Ha öncesin de başbakan pardon padişahımızın "Gençlerimizin halini gördüm ahlaki erozyona uğramışlardı" babında kurduğu cümleden sonra -bu adam ne içtiyse aynısından istiyorum belli ki kafa yapıyor- neyse ahlaki erozyon ile burada epey yazmıştım ufaktan konumuza dönelim.


Diyanet yeni afişlerinde hacı bir dede ile maiden t-shirt lü bir vatandaşı kullanacakmış haber için buraya bakabilirsiniz. Buraya kadar her şey normal, sorun yok denebilir hatta. Önce Chp nin metalci açılımı ile başlayıp, tüm Türkiyeye metalcileri rezil eden 3-5 hırtından sonra Akp üsküdar gençlik kolu başkanının "gençler asi olur" diye metalcileri sömürmesi, üstüne de bu. Neyse şimdi 8-9 sene öncesine gidelim.

Medya ve bir kaç tane hırt ın gazı ile tüm siyah giyenler satanist ilan ediliverdi, o zaman iyi davranmak yerine odunla karşılık görüyorduk. Şimdi ise altın kaplama oy potansiyeli olarak görülüyoruz. Yani "farkımıza duydukları saygıdan değil, bakın bir herkesi kucaklayabiliriz" denmek için kullanılıyoruz -ki yıllardır kucaklanan hep aynı kucaklayan değişmedi memlekette-. Ayrıca bu fikrin sahibi zatı muhterem hiç hayatın da iron maiden dinlemiş mi? Yada o T-shirt ü giyen gerzek? Iron maiden ın şarkı sözlerine baktınız mı? Yada metal müzik içerisindeki genel duruş ve durumlara? Hallowed by thy name idama giden bir adamı anlatır ve şarkının nakaratına yakın biri dedi tanrı seninle olsun/eğer bir tanrı var ise neden benim ölmeme izin veriyor der. E şimdi bu kadar açık bir şekilde durumunu belli eden bir grupu "açılımınız" için niye kullanmaya kalkıyorsunuz ki? Siz değilmiydiniz yıllarca bize satanist, grup sekis yapıyorlar eki eki, yada metalci kızlar veriyormuş abi modunda gezinen? Diyanet değilmiydi ilk satanik mevzusu koptuğunda metal müzik caiz değildi diyen?

Ulan var ya işin içinde rant olmasa bunu da yapmazdınız yahu? AYrıca bizim bilinçli olanlarımızın öyle açılıma falan ihtiyacı yok, zaten durduğumuz yer belli siz bizi özenti rockerlar ile karıştırıyor olmayasınız? Haydi onu geçtim, daha 1 ay önce bağlı bulunduğunuz kişi bizi ahlaki erozyon ile suçlamadı mı? Hayır kazık kadar adamları ahlaki erozyondan kurtarmak üzmez gibileri savunanlara mı düştü? (diyanetin fetvalarını biraz irdeleyin).

Sayın diyanet işleri ramazan ayında iftardan sonra içki içmek günah değildir diye fetva veren siz değil miydiniz? Üstelik temsil ettiğiniz din de içkinin kesinlikle yasak olduğundan bahsederken? AYnı şey cinsel ilişki için de geçerli oda ramazan süresince yasaktır. Zira Oruç tutmanın amacı nefsi kontrol etmek olduğu gibi, aç olanların durumunu da görmektir. Bunları üst üste koyunca, bu metalci açılımını daha temsil ettiği dinden bile haberi olmayanların yaptığı gerçeği ortaya çıkıyor. Daha sayarım ama, devam edeyim.

Şimdi, babamız bize "gemöicik" almıyor, üniversitelerden fazla ödenek size aktarılıyor, etrafımız da üzmez ve saz arkadaşlarına benzeyenler yok, banka hortumlamadık, namaza dolar kazanmak için durmadık (namaz da kılmam ayrı mesele), insanların inançlarını sömürmedik, ve bütün bunları yapanlar yıllarca bizi hor gördü şimdi siz bizi neyden kurtarmaya çalışıyorsunuz acaba?

Neyse yazımı Kreator-Enemy of god ile bitireyim belki "kapak" olur.



Arkasından da Morbid Angel - "God of Emptiness" gelsin. iyi kapaklar. :)

19 Ağustos 2009 Çarşamba

Dohtor emmi bu ne?





http://www.lastfm.com.tr/user/SlipknotSlave

Epic fail vermekteyim.....