29 Temmuz 2009 Çarşamba

Günün Bombası


YORUMSUZ

28 Temmuz 2009 Salı

Haftanın Bombası


Bundan sonra günün veya haftanın bomba resmi videosu, gazete haberi ne ise işte koyacağım. Ha günlük olarak söz vermiyorum ama haftalık muhakkak koyarım. :) Neyse ilk screenshot gelsin.


Yorumsuz.

27 Temmuz 2009 Pazartesi

İnsanları yontmaya çalışmak, şekillendirmek istemek!....

Şimdi konuya şappadanak gireceğim, kadınların beraber oldukları erkekleri yontmaya çalışmasına. FArkındayım ince bir konu hele benim gibi lafı haldırt söyleyen biri için risklide. Neyse, başlıyoruz efenim.

Öncelikle erkeklere çuvaldız batırmak lazım, odun muyuz? Sonuna kadar (hişt light erkekler odun değilim falan demeyin!.... içinizde bir yerde saklanan bir odun vardır.) En azından bunu kabul ediyorum evet erkekler odundur, hem de kütüktür ama şöyle bir gerçek var erkekler kendi aralarında ilişki kurarken. Sorunlarını ima yolu ile değil direk söylerler. Kadınlar için bükçe (ayrıntılı bilgi için tıklayın ) bilmek gerekli. Bir nevi kadın dili, kadınların ima yeteneğini de küçümsemeyin sonra yanarsınız.

Aslında erkekler basit yaratıklardır, bakmayın Married with children' a orası biraz abartı dünyası. Çoğu erkek için bira-güzel bir sevgili/eş-spor olduğu sürece hayat normaldir. Ama normal olmayan kısım şu, kadınlara yeterince ilgi göstermediğimiz söylenir aslında bir yerde doğrudur, çünkü zaten toplumun bize yüklediği görevler - evi geçindir, ağır başlı ol, kadın sadece araçtır- gibi çocukluğumuzdan beri bize yüklenen misyon' un sonucudur bu. Çoğumuz basitizdir bu yüzden. Ha basit olmayanlarımız var, açıkçası ona itirazım yok.

Aslında Sophia Loren ablamız çok güzel söylemiş " Her erkek bir bakire ister, Fahişe Maria kadar görmüş geçirmiş olsun" Ah kafam!.... Hayır bekaret kurumunu taktığımdan değil, hatta benim umrumda değil cehennemin dibine sorun şu neden bu bir tabu? Bu tabu erkeği de kadını da aslında bir yerde kısıtlıyor(!?) Aslında erkek rahat, ne yapsa zamparadır, kadın kötü durumda, yaptığı anda orospu damgası yer ( hayır yosma diyenler varda taş gibi kadın demektir sonradan küfür hanesine yazılmıştır). E şimdi bu ne? Bu nasıl bir mantıktır, anlamak elde değil açıkçası sonuç olarak kadına yüklenen misyon da çocuk doğur, yemek temizlik yap vb.... e şimdi bunun bir de akşam ayağı var. Ne yapsın kadın? Başım ağrıyor der tabii tüm gün çalış akşam eve gel yemek yap çocukların derdi tasası ile uğraş, bir de eve gelecek ayıcıkla -ki erkekler de çocuk gibidir genelde- uğraş evdekiler yetmiyormuş gibi vb.... Neyse bu kadar çekiştirme yeter. Her iki tarafın da hakkını koruduğuma inanıyorum. Yiğidi öldürüp hakkını yememek prensibim benim. Bir şey olursa yorumlarınız da giydirebilirsiniz, yalnız lütfen küfür etmeyin "içimdeki recep ivedik"' i ortaya çıkartmayın.

Genelde ilişkiler güzel başlar, mesela cicim ayları mükemmeldir gayet anlayışlıdır iki tarafta. Sonra aradan atıyorum 5-6 ay geçer ve kadından "X ya sana şu çok daha yakışır neden giymiyorsun?" Erkekten cevap gelir "Hoşlanmıyorum" , "Tarzım değil" vb..... zaten buraya gelmişseniz artık olaylar silsilesi başlar. "X sen neden arkadaşlarınla playstation 3 oynuyorsun büyüdün artık" x' ten cevap " E eğleniyoruz hayatım" hanımefendi " E ama büyüdün yaşının adamı ol" haspinallah çekilir. Sonra ufaktan "Ay daha paralı bir işe girsen" Şunu yapmasna bunu yapmasan diye başlanır. Genelde bu böyledir, eh biz erkeklerde pek matah yaratıklar değiliz en basitinden bir rutin e oturduğu zaman ilişki sakalları uzatmalar, bakımsız gezmeler falan başlıyıveriyor. Bunlara karışma hakkı eğer başından beri aynı değil ise - aha ben buyum beni bu şekilde et yada cehennemin dibine dememiş ise- iki yüzlülüktür kaleyi fetih edene kadar Truva atının içine saklanmaktır.

Neyse işte maç izleyecektir adam " Hayatım ben şu gün çengel parmakspor ile dudullu united' ın maçına gideceğim haberin olsun" kadın başlar bık bıka ne işin var maçta da bilmem nede şuda buda. "Sen de gel hayatım" kadın cevap verir " olmaz orada küfür var" -burası ciddiye alınarak okunmayacak- e nerede kadın erkek eşitliği? kısaca adamın gideceği maç burnundan gelir. Bundan sonra konuyu elimden geldiğince bağlamaya çalışacağım, zira biraz daha anlatırsam burada oklavalar ile beni bekleyen bir sürü hanım olacak. :D (ben mazoşist değilim dayak yemeye de niyetim yok :D)

Şimdi bir adam ile beraberseniz, o kişi ile "o" olduğu için mi yoksa yontmak değiştirmek vb..... İçin mi berabersiniz? En basiti erkek kırk yılda bir maça gitse ne olur? Yada dizinizin olduğu gün içerideki tv de elinde birası maç izlese ne olur? Haydi onu geçtim, adam olduğu gibi bir şey işte neyse o onu değiştirmeye yontmaya kalkmanın ne anlamı var? Genelde erkekleri kadınlardan soğutan en büyük etken budur. Yani bir şekilde inceltilmeye şekle kalıba sokulmaya çalışılması. Yada değişmesi istenmesi. Burada yazdıklarım genelde şikayet edilen örnekler aslında ama şu var kadının da erkeğin de bir ilişkide kendine ait bir yaşamı, hobileri olmalı zira her ikisi de arkadaşları ile AYRI AYRI görüşmeli ne o öyle yapışık ikiz gibi her yere beraber gitmek? Sonuç olarak sosyalliğinizi öldürürseniz yarın öbürgün ortada tabiri caiz ise zınk diye kalırsınız tek başınıza. Sonuç olarak her iki tarafta insan, yapışık ikiz gibi olmak bir süre sonra sıkar. Bırakın rahat olun biraz, adam/kadın arkadaşları ile çıktığı için sizi boynuzlayacak değil ya?

Ha bunun boku çıkınca tabii ki her iki tarafta müdahale hakkını kullanmalı ona itirazım yok ama en azından ayda bir sefer yada 2 sefer arkadaşlarınız ile görüşün yanınızda eşiniz/sevgiliniz olmadan. Bu kadar basit. Her iki tarafa da söylüyorum, birbirinizi sık boğaz etmeyin efenim sen şuraya gittin de beni götürmedin de yada sen şu günlerde şunlarla neden toplanıyorsun vb..... Sonuç olarak herkes insan, herkes hata yapabilir ama önemli olan sevgilinizi ya da eşinizi OLDUĞU GİBİ kabul etmektir. :)

Karman Çorman

Öncelikle ne yazsam diye düşünürken ki elimde mesele olmadan yada kızdığım bir şey olmadan yazmam zordur. Ortaya karışık girişeyim dedim. Bu blog u alalı 3 yıl olmuş ilk yazımda da donanım dünyasından bahsedeceğimi yazmışım ne kadar komik değil mi? Politika mizah vb.... yazmışım gram donanım yada bilgisayar dünyası yok. Ben forum dünyası ile de geç tanışmıştım ( 2002-2003) ama giriş o giriş. İcq dönemi çocuğuyuz hala icq daki muhabbetleri özlerim, msn e nedense alışamadım. Derken google ı kurcalamaya başladım sadece mail ve blog hizmetini kullanıyordum reader ı çıkmış, kütüphanesi çıkmış, earth ı çıkmış. Ulan bir de bilgisayarcı olacağım. İşim bu takip etsene olmaz!.... üşeniyorum o halde yarın!.....

Neyse en çok ilgilendiğim kısım müzik özellikle 80 ler rock/metal hatta dinozor da denebilir benim için, kendimi ifade sorunum olduğu anda durumumu ifade edecek bir sürü parça var bu dünya da bu dünya benim dünyam. İfade sorunu çektiğim zaman patlatıyorum bir kreator önce vahşileşiyorum, arkasından bir tane de şöyle sadus veya artillery geldim mi dünyaya saldırırım alimallah.

Şimdi en zor meseleye gireceğim sanırım benim için ya da kolay mı? Ölüm meselesi, ölüm nedir? Kısaca bedenimizin toprağa girmesi kimine göre cennet/cehennem unsurları kimine göre de yaşa ve öl. Peki ölümden neden korkulur? Geç ya da erken, hepimiz o bir metrekareye girmeyecek miyiz? Biri hasta olur öleceğim diye paniğe kapılır, yahu her halikar da öleceksin tadını çıkart hayatın. Haydi uzun yaşadık uzun yaşamak bir yerden sonra sıkmaz mı? Keyifli ve dolu bir hayat için ille uzun mu yaşamak lazım? Neyse efenim bana göre ölüm pekte korkulacak bir şey değil. Bu güne kadar istediğim gibi yaşadım, kimseye veremeyecek hesabım yok. Öldüğüm zaman mutlu öleceğim demektir bu kadar basit. Kendi adıma.

Yazıyı okudum da kendimi ifade sorunum gene ortaya çıkmış en iyisi her zaman yaptığımı yapayım bir klip ile veda edeyim.

26 Temmuz 2009 Pazar

Kreator - Enemy Of God

25 Temmuz 2009 Cumartesi

Ahlaki Erozyon ?!

Başbakanımız geçen gün, "Gençlerimizin bir bölümünün halini gördüm ahlaki erozyon içindelerdi" babında bir laf etmiş. Ahlaki erozyon ve metal müzik? Harikasınız Tayyip Bey, zira ahlaki erozyon' u biz başlatmadık, siz daha gençken bu müzik vardı siz ve sizin gibilere giydirdiği için de SANSÜR ve BASKI ile yıldırılmaya çalışıyordu.

Ayrıca ahlaki erozyon anlayışınız nedir? Sübyancılık mı? Hüseyin ÜZMEZ den bize vakit kalmıyor kusura bakmayın, Yolsuzluk mu? Kusura bakmayın yumurtacı, değiliz, trafik canavarlığı mı? Oğlunuz bizden daha iyi bilir bu işleri üstelik kaptan ehliyeti olmadan yakında boğaza gemiciği ile gireceğinden korkuyorum. Umarım bir sanatçı yada düşünür' ün hayatına mal olmaz pardon yoksa olur mu?

Evet uzun saçlıyız, evet genel de siyah giyiyoruz ama bizim bir duruşumuz var en azından inanç yada ideolojileri sömürmüyoruz. Sadece konserimize gidip çılgınlar gibi tepinip SİZ VE SİZ GİBİLERİ protesto eden YERLİ/YABANCI grupları izliyoruz dinliyoruz tepiniyoruz.

Ahlaki erozyon? Pardon onu önce size sormak lazım, zira diğerlerinin 80 yılda başaramadığını siz 7 yılda üstelik kısa saçlı, traşlı, ütülü takım elbiseli haliniz ile yaptınız, biz ise hep duruşumuzu belli ettik, bizden olmayanları dışlamadık, faşist söylemlerde bulunmadık ki bir ülkenin başbakanı faşizme yakın söylemlerde bulunuyor ise, o ülkede balık baştan kokuyor demektir.

Sizi ayrımcılıkla suçlasak hangi mahkemeye gideceğiz? Hepsi siz ve kadrolarınıza ait, polise Akp ilçe yöneticilerini şikayet etsek dakkasında serbest kalırlar. Bu kadar ahlaksızlık ve haksızlık sizin iktidarınız da çıktı ise, kusura bakmayın ama siz bizden neyin hesabını soruyorsunuz ki?

En büyük ahlaki erozyon benim o zaman o koltuktan pılınızı pırtınızı toplayın gidin!.... Faşist bir başbakan' a bu ülkenin ihtiyacı yok üzgünüm!.... Suçumuz, eğer sizin istediğiniz gibi tek tip olmamamız ise, ben mücadeleye hazırım yok eğer namazında niyazında değil isek şimdiden söyleyeyim ben ateistim eğer bir tanrı var ise, sizin inandığınız tanrı olduğunu sanmıyorum, Zira Tanrı' nın adil olduğu yazar tüm kutsal kitaplarda, eğer sizi bize reva gördü ise tanrı bırakın adil olmayı adaletin kıyısından bile geçmiyor demektir!......

19 Temmuz 2009 Pazar

Kreator Konseri kritiğimsisi

Açıkçası konser iyi kitle beklediğimden berbattı evet tek kelime ile berbattı. Tamam büyükler aklı başında olanlar vardı itirazım yok ama gerçekten kötü idi.


Neyse ben rotting christ saatinde geldim diğer grupları açıkçası izlemek yada dinlemek taraftarı değildim. Önce rotting christten başlayalım, sahne performansları iyi idi, ama ben halen playback yaptıklarını düşünmekteyim non- serviam, triarchy of the lost lovers gibi klasikleri çaldılar son dönem albümlerini dinlemediğim için (bir nedeni yok) playlisti tam olarak bilmiyorum ama ben bir a dead poem veya kronos bekliyordum ne yalan söyleyeyim benim gözüm de zirve yaptıkları dönemler bunlardır. Smiley alnız rotting christ kanımca artık sahne şovuna ağırlık vermeli zira vantilatör misali kafa sallamakla haydiiii demek ile insanlar coşmuyor ki, sevdiğim bir grup olmasına karşın ben konserden bir şey anlamadığımı itiraf etmeliyim tatmin etmedi. Tamam kişi sayısı az olabilir ona bozulabilirsiniz itirazım yok ama insaf edin yahu oraya sizi izlemeye gelenlerde zevk alsın.


Arkasından paradise lost çıktı as i die, one second ve biste say just words çaldılar gerçekten gayet iyi idiler bir şey hariç, ya bateri de yada amfi de bir sorun vardı zira bazı sesleri duyamadım en azından bulunduğum yerden kaçırmış olabilirim. Zira ön tarafta bin türlü hilkat garibesi ile uğraştığımdan arkalara geçtim. Sahne performansları iyiydi seyirci ile iletişim iyi idi. Ama rotting christ gibi sahnede kısa kaldıklarını düşünmekteyim.


Ve en son bomba beklediğim grup kreator çıktı sahneye. Direk hordes of chaos ile girip dağılmama sebep oldular ben de headbang e başladım, arkadan caravan ın efsaneleşmiş klasiği ( belki de en çok çalınan parçası) phobia ile devam ettiler, tam oturduk derken violent revulation, extreme agression, enemy of god ki orada "şu anda biz buradayız milletiniz dininiz bizi ilgilendirmiyor, beraberiz ve müzik çalıyoruz bu "kahrolası" kreator u dinlemeye geldiğiniz için teşekkürler" babında (anımsadığım kadarı ile bira+çıldırmaktan dağılmış vaziyette idim) patlatmaları beni benden aldı, ve bir grubun yıllardır aynı duruşu gerek sahne de gerekse albümlerinde sergileyebilmesi ve seyirci ile gayet mütevazi bir şekilde iletişime geçebilmesi enteresandır. Hayır İzmir konserine "keyiflerinden" çıkmadıkları iddia ediliyor sanmıyorum, çünkü seyircisine saygısı olan birgrup kreator ben bu konserde bunu gördüm. Hele ki flag of hate ten önce söyledikleri de çok güzel mesajlardı ve ben artık flag of hate demeeeee diye bağırıyordum...........

Çok içtik tepindik eğlendik ama bazı şeylere değinmeden geçemeyeceğim.

1-) 100 usd lik dedektörü almayıp, kız arkadaşımı eli ile aramaya kalkan erkek güvenlik görevlisi ile atıştım. Yada kadın arasın kardeşim oha!..... Ne işe yarıyor orada bostan korkuluğu mu?
2-) Hadi konsere geldiniz, sarhoşsunuz diyelim lan orta parmağını yalayarak beni ve kız arkadaşımı ne taciz ediyorsun bre öküz bre dana.... Sen dua et... beni uzaklaştırdı.
3-) Hela sırasında bakmayın işeyemiyorum diyen zat, seni bekleyelim diye altımıza edecektik bir dahaki sefere portatif hela getir!...
4-) Yanında ben olduğum halde kız arkadaşımı kesen bütün odunlar, dua edin beni ikide bir uzaklaştırdı.
5-) Ey güvenlik ne işe yararsın helada biri diğerine kelebek çıkarttı dedektör diyorum 100 usd diyorum. ( Olay büyümedi ayırdık)
6-) Abi "gene boş çıkacaz metalciler hani veriyodu" diyen zat konserin ortasın da tabi yersin çelmeyi bodoslama da yere düşersin. "Kaza" ile olmadı.
7-) Kreator konserin de tepinirken belime tekme atan ayı nasıl becerdin bilmiyorum hala ağrıyor!.....
8-) Son olarak şunu öğrendim bir daha konsere tek başıma gideceğim yazarken bile içim buruk bunları yapanları tepeleyemediğim için.......


Konser çok iyiydi hoştu ama yazdığım sebepler yüzünden bana işkence oldu...... Videolar, ve eğer doğru düzgün çıktı ise resimler akşama doğru