27 Temmuz 2009 Pazartesi

İnsanları yontmaya çalışmak, şekillendirmek istemek!....

Şimdi konuya şappadanak gireceğim, kadınların beraber oldukları erkekleri yontmaya çalışmasına. FArkındayım ince bir konu hele benim gibi lafı haldırt söyleyen biri için risklide. Neyse, başlıyoruz efenim.

Öncelikle erkeklere çuvaldız batırmak lazım, odun muyuz? Sonuna kadar (hişt light erkekler odun değilim falan demeyin!.... içinizde bir yerde saklanan bir odun vardır.) En azından bunu kabul ediyorum evet erkekler odundur, hem de kütüktür ama şöyle bir gerçek var erkekler kendi aralarında ilişki kurarken. Sorunlarını ima yolu ile değil direk söylerler. Kadınlar için bükçe (ayrıntılı bilgi için tıklayın ) bilmek gerekli. Bir nevi kadın dili, kadınların ima yeteneğini de küçümsemeyin sonra yanarsınız.

Aslında erkekler basit yaratıklardır, bakmayın Married with children' a orası biraz abartı dünyası. Çoğu erkek için bira-güzel bir sevgili/eş-spor olduğu sürece hayat normaldir. Ama normal olmayan kısım şu, kadınlara yeterince ilgi göstermediğimiz söylenir aslında bir yerde doğrudur, çünkü zaten toplumun bize yüklediği görevler - evi geçindir, ağır başlı ol, kadın sadece araçtır- gibi çocukluğumuzdan beri bize yüklenen misyon' un sonucudur bu. Çoğumuz basitizdir bu yüzden. Ha basit olmayanlarımız var, açıkçası ona itirazım yok.

Aslında Sophia Loren ablamız çok güzel söylemiş " Her erkek bir bakire ister, Fahişe Maria kadar görmüş geçirmiş olsun" Ah kafam!.... Hayır bekaret kurumunu taktığımdan değil, hatta benim umrumda değil cehennemin dibine sorun şu neden bu bir tabu? Bu tabu erkeği de kadını da aslında bir yerde kısıtlıyor(!?) Aslında erkek rahat, ne yapsa zamparadır, kadın kötü durumda, yaptığı anda orospu damgası yer ( hayır yosma diyenler varda taş gibi kadın demektir sonradan küfür hanesine yazılmıştır). E şimdi bu ne? Bu nasıl bir mantıktır, anlamak elde değil açıkçası sonuç olarak kadına yüklenen misyon da çocuk doğur, yemek temizlik yap vb.... e şimdi bunun bir de akşam ayağı var. Ne yapsın kadın? Başım ağrıyor der tabii tüm gün çalış akşam eve gel yemek yap çocukların derdi tasası ile uğraş, bir de eve gelecek ayıcıkla -ki erkekler de çocuk gibidir genelde- uğraş evdekiler yetmiyormuş gibi vb.... Neyse bu kadar çekiştirme yeter. Her iki tarafın da hakkını koruduğuma inanıyorum. Yiğidi öldürüp hakkını yememek prensibim benim. Bir şey olursa yorumlarınız da giydirebilirsiniz, yalnız lütfen küfür etmeyin "içimdeki recep ivedik"' i ortaya çıkartmayın.

Genelde ilişkiler güzel başlar, mesela cicim ayları mükemmeldir gayet anlayışlıdır iki tarafta. Sonra aradan atıyorum 5-6 ay geçer ve kadından "X ya sana şu çok daha yakışır neden giymiyorsun?" Erkekten cevap gelir "Hoşlanmıyorum" , "Tarzım değil" vb..... zaten buraya gelmişseniz artık olaylar silsilesi başlar. "X sen neden arkadaşlarınla playstation 3 oynuyorsun büyüdün artık" x' ten cevap " E eğleniyoruz hayatım" hanımefendi " E ama büyüdün yaşının adamı ol" haspinallah çekilir. Sonra ufaktan "Ay daha paralı bir işe girsen" Şunu yapmasna bunu yapmasan diye başlanır. Genelde bu böyledir, eh biz erkeklerde pek matah yaratıklar değiliz en basitinden bir rutin e oturduğu zaman ilişki sakalları uzatmalar, bakımsız gezmeler falan başlıyıveriyor. Bunlara karışma hakkı eğer başından beri aynı değil ise - aha ben buyum beni bu şekilde et yada cehennemin dibine dememiş ise- iki yüzlülüktür kaleyi fetih edene kadar Truva atının içine saklanmaktır.

Neyse işte maç izleyecektir adam " Hayatım ben şu gün çengel parmakspor ile dudullu united' ın maçına gideceğim haberin olsun" kadın başlar bık bıka ne işin var maçta da bilmem nede şuda buda. "Sen de gel hayatım" kadın cevap verir " olmaz orada küfür var" -burası ciddiye alınarak okunmayacak- e nerede kadın erkek eşitliği? kısaca adamın gideceği maç burnundan gelir. Bundan sonra konuyu elimden geldiğince bağlamaya çalışacağım, zira biraz daha anlatırsam burada oklavalar ile beni bekleyen bir sürü hanım olacak. :D (ben mazoşist değilim dayak yemeye de niyetim yok :D)

Şimdi bir adam ile beraberseniz, o kişi ile "o" olduğu için mi yoksa yontmak değiştirmek vb..... İçin mi berabersiniz? En basiti erkek kırk yılda bir maça gitse ne olur? Yada dizinizin olduğu gün içerideki tv de elinde birası maç izlese ne olur? Haydi onu geçtim, adam olduğu gibi bir şey işte neyse o onu değiştirmeye yontmaya kalkmanın ne anlamı var? Genelde erkekleri kadınlardan soğutan en büyük etken budur. Yani bir şekilde inceltilmeye şekle kalıba sokulmaya çalışılması. Yada değişmesi istenmesi. Burada yazdıklarım genelde şikayet edilen örnekler aslında ama şu var kadının da erkeğin de bir ilişkide kendine ait bir yaşamı, hobileri olmalı zira her ikisi de arkadaşları ile AYRI AYRI görüşmeli ne o öyle yapışık ikiz gibi her yere beraber gitmek? Sonuç olarak sosyalliğinizi öldürürseniz yarın öbürgün ortada tabiri caiz ise zınk diye kalırsınız tek başınıza. Sonuç olarak her iki tarafta insan, yapışık ikiz gibi olmak bir süre sonra sıkar. Bırakın rahat olun biraz, adam/kadın arkadaşları ile çıktığı için sizi boynuzlayacak değil ya?

Ha bunun boku çıkınca tabii ki her iki tarafta müdahale hakkını kullanmalı ona itirazım yok ama en azından ayda bir sefer yada 2 sefer arkadaşlarınız ile görüşün yanınızda eşiniz/sevgiliniz olmadan. Bu kadar basit. Her iki tarafa da söylüyorum, birbirinizi sık boğaz etmeyin efenim sen şuraya gittin de beni götürmedin de yada sen şu günlerde şunlarla neden toplanıyorsun vb..... Sonuç olarak herkes insan, herkes hata yapabilir ama önemli olan sevgilinizi ya da eşinizi OLDUĞU GİBİ kabul etmektir. :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder