Öncelikle ne yazsam diye düşünürken ki elimde mesele olmadan yada kızdığım bir şey olmadan yazmam zordur. Ortaya karışık girişeyim dedim. Bu blog u alalı 3 yıl olmuş ilk yazımda da donanım dünyasından bahsedeceğimi yazmışım ne kadar komik değil mi? Politika mizah vb.... yazmışım gram donanım yada bilgisayar dünyası yok. Ben forum dünyası ile de geç tanışmıştım ( 2002-2003) ama giriş o giriş. İcq dönemi çocuğuyuz hala icq daki muhabbetleri özlerim, msn e nedense alışamadım. Derken google ı kurcalamaya başladım sadece mail ve blog hizmetini kullanıyordum reader ı çıkmış, kütüphanesi çıkmış, earth ı çıkmış. Ulan bir de bilgisayarcı olacağım. İşim bu takip etsene olmaz!.... üşeniyorum o halde yarın!.....
Neyse en çok ilgilendiğim kısım müzik özellikle 80 ler rock/metal hatta dinozor da denebilir benim için, kendimi ifade sorunum olduğu anda durumumu ifade edecek bir sürü parça var bu dünya da bu dünya benim dünyam. İfade sorunu çektiğim zaman patlatıyorum bir kreator önce vahşileşiyorum, arkasından bir tane de şöyle sadus veya artillery geldim mi dünyaya saldırırım alimallah.
Şimdi en zor meseleye gireceğim sanırım benim için ya da kolay mı? Ölüm meselesi, ölüm nedir? Kısaca bedenimizin toprağa girmesi kimine göre cennet/cehennem unsurları kimine göre de yaşa ve öl. Peki ölümden neden korkulur? Geç ya da erken, hepimiz o bir metrekareye girmeyecek miyiz? Biri hasta olur öleceğim diye paniğe kapılır, yahu her halikar da öleceksin tadını çıkart hayatın. Haydi uzun yaşadık uzun yaşamak bir yerden sonra sıkmaz mı? Keyifli ve dolu bir hayat için ille uzun mu yaşamak lazım? Neyse efenim bana göre ölüm pekte korkulacak bir şey değil. Bu güne kadar istediğim gibi yaşadım, kimseye veremeyecek hesabım yok. Öldüğüm zaman mutlu öleceğim demektir bu kadar basit. Kendi adıma.
Yazıyı okudum da kendimi ifade sorunum gene ortaya çıkmış en iyisi her zaman yaptığımı yapayım bir klip ile veda edeyim.
HAYR 105: Bağlantının Geleceği
1 ay önce


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder